ABD’de
başlayan ancak Avrupa’yı daha fazla etkileyen küresel kriz, ithalatı
ve ihracatı etkilemeyi sürdürüyor. İthalat ve ihracatın düşmesi,
birçok sektörde üretimin de ya durmasını ya da yavaşlamasını
beraberinde getiriyor. Krizin etkisi ithalat ve ihracatın olmazsa
olmazı lojistikçileri de etkiliyor. Yük bulamayan lojistik firmaları
araçlarını bekletmek durumunda. Tekerleği dönmeyen araçlar,
amortisman ve yakıt giderleriyle lojistikçilerin üzerine maliyet
yükü bindiriyor. Ancak krizin etkisi tüm lojistik firmaları için
eşit değil. İhracatın düşmesiyle birlikte taşınmayan yükler depo ve
antrepolarda bekletilmek durumunda kalıyor. Bu durum, kriz öncesinde
depo ve antrepolara yatırım yapan lojistik firmaları için bir fırsat
yaratıyor. Çünkü zaten yatırımı yapmış olan firmanın depo giderleri
asgari seviyede. Bunun yanı sıra yük depo ve antrepoda beklediği
sürece depo ve antrepo işletmecisi firma, ardiye parasını alıyor.
Dolayısıyla depo ve antrepo sahibi lojistikçilerin krizi daha hafif
yaşadığı belirtiliyor.

Reysaş:
600 bin m2 depo alanımız tamamen dolu
Depo
ve antrepo yatırımı yapan önemli firmaların başında Reysaş Lojistik
geliyor. Firma yetkilisi, depo ve antrepo yatırımı yapan firmaların
daha az kayıp yaşadığını doğruluyor. Genel anlamda lojistik
şirketlerinin krizden büyük ölçüde etkilendiğini söyleyen yetkili,
“İhracatın azalması üretimin de azalmasını beraberinde getirdi. Yük
akışları durdu. Ancak depo ve antrepo yatırımı yapan firmalar krizde
daha az kayıp yaşıyorlar. Reysaş kriz döneminde depo ve antrepo
yatırımı yapmadı. Kriz öncesinde yaptığımız yatırımlarla devam
ediyoruz. Bu yatırımlar bize şu anda bir avantaj getirdi. Yüklerini
taşıyamayan firmalar bizi arayıp depo ve antrepolarımızda yer almak
istiyorlar. Dolayısıyla kriz bizim için bir fırsat yarattı
diyebiliriz. Şu anda bizim depo ve antrepolarımızda toplam 600 bin
m2 depolama sahamız var ve tamamıyla dolu” diye konuştu.
Ran
Lojistik:
Doluluk hizmet verilen alana göre değişir
Ran
Lojistik Genel Müdür Yardımcısı Hakan Kavruk da, lojistikte antrepo
yatırımı yapan firmaların krizi hafif atlatmasında bütünüyle olmasa
da doğruluk payı olduğunu söyledi. Kavruk, “Lojistik sektörünün
krizden etkilenmesi, antrepoların etkilenmemesi söz konusu değil.
Biraz göreceli bir durum var ortada. Otomotiv lojistiğine
baktığımızda, otomotivde üretim ciddi oranda azalmış durumda.
Dolayısıyla araç park sahaları boş. Beyaz eşya lojistiği yapan
firmaların da depo ve antrepolarının boş olduğu görülüyor. Yani
hizmet verilen sektöre göre değişiyor depo ve antrepoların durumu.
Ama genel olarak bakıldığında antrepoların daha az etkilendiğini
söyleyebiliriz. Ran Lojistik için de depo ve antrepoların durumu
hizmet verdiğimiz sektöre göre değişiyor” dedi.
Balnak
Lojistik:
Evet depocu kısa vadede karlı
Balnak
Lojistik yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Aygüler ise kısa vadede depo
ve antrepocuların karlı olduğunu ancak uzun vadede kayıp
yaşayacakları görüşünde. Aygüler, “Depo ve antrepo yatırımı yapan
lojistik firmaları, bekleyen yükten para kazanıyor. Kısa vadede
depolar doldu. Mal satılmayınca depoda kalıyor. Bu nedenle depo
işletmeciliği yapan firmalarda kriz açısından fazla bir sorun yok.
Ama uzun vadede bakıldığında bu depolara yansır. Çünkü üretim
düşüyor, depolar boşalınca giren mal fazla olmayacak. Bu da sıkıntı
yaratır depo işletenler için” açıklamasını yaptı.

“Gümrüklü
antrepolar yük sirkülasyonu istiyor”
Gümrüklü
antrepolar da yük beklediğinde ardiye parasını aldıklarını ancak yük
sirkülasyonunun kendileri için daha avantajlı olduğunu
belirtiyorlar. Özellikle kiralık antrepoları işletenlerin tercihi bu
yönde.
Egemen
Antrepoları
sorumlusu Resul Serttaş, “Nakliyecilerin krizden etkilenmesi onların
taşıma yapamaması demek. Eğer nakliyecilerin tekerlekleri dönmezse
antrepolara yük getiremezler. Bu kolektif bir durumdur. Dolayısıyla
kriz bize de yansıyor. Yük beklerse ona göre de ardiye biniyor tabii
ki. Ama bekleyen yükün de belirli bir masrafı var. Devamlı bir dönüş
olduğu zaman bizim için daha avantajlı. Ancak yük beklerse de
yapacak bir şeyimiz yok” şeklinde konuştu
Kargo
Lojistik
Antrepolar Sorumlusu Kemal Kaçmaz da, “Antrepolara mal ne kadar
hızlı girip çıkarsa antreponun karınadır. Mal uzun süre kaldığı
zaman zarar eder antrepocu” şeklinde görüş bildirdi.
Güneydoğu
Uluslarası Nakliyat
antrepo yetkilisi Taner Serbest ise “Uzakdoğu’dan gelen mallar 35-40
günlük sürelerde geliyor. Bu mallar doğrudan limana geliyor. Müşteri
limanda bunu konteynerde bekletemiyor. 10-15 günden sonra
konteynerdeki yük demoraja giriyor. Dolayısıyla bunu daha avantajlı
bir hale getirmek istiyor. Yükü limanda bekletmektense, antrepoda
bekletmeyi yeğliyor. Dolayısıyla bizim liman gümrüğüne bağlı
antrepomuz dolu ve paramı alıyorum. Bu nedenle limandaki
antrepomuzda krizden fazla etkilenmedik. Bazı müşterilerimiz malını
getirip antrepoya bıraktı. Bu benim avantajımadır” dedi. Serbest,
kiralık antrepoları işleten firmalar için ise bekleyen yükün değil
sirkülasyonu olan yükün avantaj oluşturduğunu söyleyerek, “Bu
firmaların nakit paraya ihtiyaçları bulunuyor. Depolarda bekleyen
yükün parası, mal çekildiğinde alınıyor. Dolayısıyla bekleyen yük
kiralık antrepo işletenler için bire dezavantaj oluyor” açıklamasını
yaptı.
İlhan
DUMAN - PERŞEMBE
ROTASI
Online yük borsaları ilgi odağı
oldu
Küresel
krizin etkisiyle özellikle ithal taşımalarının durma noktasına
gelmesiyle, nakliye pazarındaki yüzde 40'lık daralma ve önümüzdeki
süreçte sert düşüşlerin yaşanacağı endişesi, yük borsalarına olan
ilgiyi artırdı. Üreticilerle nakliyecilerin buluştuğu platform
olarak değerlendirilen yük borsaları, yük sahibinin daha kısa zaman
diliminde araç tedarik etmesini sağlarken, nakliye firmalarını ise
araçların boş dönmesi riskinden koruyor. Kriz döneminde online yük
borsalarına olan ilginin arttığını söyleyen Nakliyerehberim.com
Firma Direktörü Uğur Karahasan, kendi müşteri ağını oluşturan çok
büyük firmaların bile bu dönemde yük borsalarına yöneldiğini
kaydetti. Yüklerin azalmasıyla nakliyecilerin birbirlerini yük
borsalarına yönlendirdiğini dile getiren Karahasan, "Krizle birlikte
nakliyeciler ciddi sıkıntı yaşamaya başladılar. Bu yüzden bazı
firmalar artık bütün işlerini bu sistem üzerinden takip eder hale
geldi. Boşta kalan araçlara bu şekilde yük ayarlanıyor" dedi.
Ekonomik krizin hissedilmeye başlamasıyla yük borsasına giriş
yapanların sayısında hissedilir oranda artış yaşandığını ifade eden
Avrupa Trans Borsası Türkiye Koordinatörü Mehmet Parlak, "Böyle bir
sistemden haberdar olmayan nakliyeciler, alternatif ararken bizlerle
karşılaşmaya başladı. Dolu giden araçlarının boş dönmesini istemeyen
firmalar, boş araç kayıtlarını yaptırarak sistemden yararlanıyorlar.
Sadece büyükler değil, küçük firmalar da artık sisteme giriyor" diye
konuştu. Orhanlı Nakliyeciler Sitesi Genel Müdür Yardımcısı Ahmet
Koçin de sanayicilere zaman ve maliyet avantajı sağlayan nakliye
borsalarının kriz döneminde öneminin arttığını belirtti.
Sistem araç
ve yük takibinde zaman avantajı sağlıyor
Nakliyerehberim.com
olarak 2003 yılından bu yana nakliyeci firmalara yardımcı olmak için
çalıştıklarını kaydeden Uğur Karahasan,

"Nakliyeci
firmalarımız yerleşik düzende ama araçları sürekli hareket halinde.
Bu sistem sayesinde araçların hangi bölgede olduğu, ne kadar yük
aldığı, aracın modeli gibi tüm detaylar online olarak biliniyor.
Dolayısıyla nakliyecinin karşısındaki firmaya bunları anlatmasına
gerek kalmıyor. Zaman verimli kullanılıyor, firmalar maliyet
avantajı sağlıyor" dedi. Araç sahiplerinin sisteme kaydolduğunu, yük
taşıtacak firmanın da sistem üzerinden araç sahiplerine ulaştığını
belirten Karahasan, "Sistemde rekabet ortamı da oluşuyor. Bir
firmanın anlaşma yaptığı araç 1 saat içerisinde gitmiyorsa, hemen
alternatife geçilebiliyor. Bir yüke 10 tane firma da talep
verebiliyor. Yüke ihtiyacı olan firma ile nakliyeciye ihtiyacı olan
firma platformda buluşup anlaşma sağlıyorlar" diye konuştu.
Sistemin
resmi üyelik şeklinde işlediğini açıklayan Karahasan, dünyanın her
noktasına taşıma yapabilecek araçların sistemde bulunduğunu
kaydetti. Her gün yüzlerce araç ve firmanın sisteme girdiğini
aktaran Karahasan, bu nedenle sistemden yararlanan firma sayısını
çıkarmanın mümkün olmadığını, kendi sitelerinde aylık 30 bin
civarında ziyaretçinin bulunduğunu söyledi. Sisteme üyeliğin yıllık
390 liradan başladığını açıklayan Karahasan, reklam çalışmaları
yapıldığı zaman fiyatın aylık bin liraya çıkabildiğini belirtti.
Yük
borsası hızla büyüyen bir pazara dönecek
Yük
borsası sisteminin sadece Türkiye'nin değil dünyanın en büyük
sektörlerinden biri haline geleceğini söyleyen Karahasan, "Çünkü yük ve
araç bulmak sürekli değişiyor. Bir araç bir gün Almanya'ya giderken
öbür gün Fransa'ya çalışabiliyor. Bunun takibi de çok zor. Ama
internetten rahatlıkla takip ediliyor. Firmanın 30-40 aracı olabilir
ama ihtiyaca 'ben size döneyim' ile cevap veriliyor. Bu devam ettiği
sürece de araç ve yük borsalarına talep artarak devam edecektir"
dedi.

İnternetin
tüm sektörler için vazgeçilmez bir araç olduğunu dile getiren Mehmet
Parlak, firmalar için zamanın da çok önemli
olduğunu, dolayısıyla hem zamandan, hem maliyetten avantaj sağlamak
isteyenlerin online yük borsalarına yönelmeye devam edeceğini
söyledi. Bugün sistemden yararlanan firmaların yüzde 10'unu küçük
firmaların oluşturduğunu ileten Parlak, "Diğerleri de orta ve büyük
ölçekli firmalar. Küçükler daha çok tanıdıklarına hizmet veriyor,
ama kriz dönemleri bizim gibi firmaların iş hacmini artırıyor. Çünkü
alternatif arayan küçük kuruluşlar da sisteme giriyorlar" dedi.
Trans
Borsası olarak normal sistemden farklı şekilde, üyelere sistem
üzerinden yazışma fırsatı sunduklarını aktaran Mehmet Parlak,
böylece firmaların ulaştığı ilgili isimlerle pazarlık yapabildiğini
belirtti. Sisteme giriş yapanlara 1 ay deneme süresi verdiklerini
ileten Parlak, üye olacak firmaların güvenlik kontrolünün ise
kendileri tarafından yapıldığını belirtti. Firmaların sisteme giriş
yaparken hem yurtdışı, hem de yurtiçi araçlarını bildirmesi
gerektiğini vurgulayan Parlak, tüm dünya pazarlarına yönelik hizmet
verdiklerini hatırlattı. Sistemlerinde 3 bin civarında firmanın
kayıtlı olduğunu, ancak toplam kullanıcı sayılarının 100 bini
aştığını kaydeden Parlak, 2 yıldır Türkiye'de bulunan Trans
Borsası'nın önümüzdeki 2 yıl içinde Türkiye temsilciliğini açacağını
da bildirdi.
"Sanayiciye
maliyet avantajı sağlıyoruz"
Orhanlı
Nakliyeciler Sitesi'ni Türkiye'de modern lojistiğin ilk adımı olarak
nitelendiren Ahmet Koçin, sitede bulunan araçların piyasaya göre
yüzde 40-50 indirimli çalıştığını kaydetti. Sitedeki araçların
tabelada yazılan işlere gittiğini, fiyatların da tabelada
belirtildiğini aktaran Koçin, piyasada bin 500 lira olan bir işin,
sitede 700 liraya taşındığını belirtti. Site olarak güvenli
taşımacılığın altyapısını kurduklarını ayrıca www.orhanlilojistikmerkezi.com adresi
üzerinden online hizmet vermeye de başladıklarını söyleyen Koçin,
Nakliyerehberim.com ile geliştirdikleri işbirliği sonucu yurtiçi
taşımacılıkta sanal yük borsası oluşturduklarını belirtti.
Yük borsası
nedir?
Yük borsası,yük
ve araç sahipleri için oluşturulmuş sanal, gerçek zamanlı bir piyasa
olarak tanımlanıyor. Online bir servis olan yük borsasında,
nakliyeci firmaların ellerinde bulunan yükler ile araçlardaki yer
kapasitelerini eşleştirilebiliyor. Nakliye firmaları veri tabanında
gidiş ve dönüş yüklerini araştırabiliyor ya da ellerinde var olan
boş araç kapasitesini yayınlayabiliyor. Aynı şekilde yük sahibi
firmalar da, taşınması için yüklerini önerebiliyorlar ya da uygun
aracı sistem üzerinden arayabiliyorlar. Nakliyeci ile yük sahibi
firmaları buluşturan sanal bir platform özelliği taşıyor. Sisteme
üye olmanın maliyeti değişiklik göstermekle beraber aylık 29-35 lira
arasında değişiyor. Reklam tarzı çalışmalar da istenirse ücret aylık
bin liraya kadar çıkabiliyor.
Nurdoğan
ASLAN ERGÜN - PERŞEMBE ROTASI